Eşcinselliğin başka bir ifade ile gay olmanın ne demek olduğunu, İslam dini ve diğer dinlerin genel olarak konu ile ilgili tutumlarını Gay / Eşcinsellik / Homoseksüellik Haram mıdır? yazımız ile öğrenmiş olduk. Şimdi ise insanların neden herkesin normal olarak gördüğü ilişkileri değil de diğer insanlar tarafından yadırganan ve sapkınlık olarak görülen hatta dinler tarafından yasaklanan davranışları tercih ettiğini anlamaya çalışalım.

Eşcinsel ilişkiler tarih boyunca yasak olmasına rağmen varlığını sürdürmüştür. Bu durumu katı kurallar ile yasaklayan ve bir kavmin helam sebebi olduğunu anlatarak da büyük bir günah olduğunu dile getiren İslam dininin hakim olduğu toplumlarda dahi eşcinsel ilişkiler az da olsa var olmuştur. Günümüzde ise durum dünya genelinde tamamen yaygınlaşmış, normal görülmeye başlamış hatta bazı ülkeler tarafından geçerli bir evlilik olarak kabul edilir olmuştur. İslam coğrafyasında ve ülkemizde de eşcinsel ilişkiler giderek yaygınlaşmakta ve normalleşmekten öteye ayak altına düşmeye, açıktan yaşanmaya başlamaktadır. Peki bu kadar sakındırma ve toplumsal baskı altında dahi eşcinsel / gay ilişkiler nasıl yaygınlaşabiliyor.

Eşcinsel / Gay ilişkilerin yaygınlaşmasındaki sebepleri bu hataya düşmemek, özellikle de genç yaşlardaki çocuklarımızı bu durumdan korumak için öğrenmeliyiz. Şimdi bu durumun sebeplerini incelemeye başlayalım.

Öncelikle şunu bilmek gerekir ki eşcinsel ilişkilere meraklı kişilerin durumunu ikiye ayırmak gerekmektedir. Birincisi hormonsal olarak kadınlığa yatkın olan bireylerin durumudur. Bu bireyler irade dışı bazı etkenlerle de kadınlığa meyletmektedirler ve bu durum bir tıbbi bir rahatsızlık olarak görülmekte ve tedavi edilebilmektedir. İkincisi ise kendi iradesi ile kadınlığa özenen kişilerin durumudur. Bunlar bilinçli bir şekilde eşcinsel ilişkilere yönelmektedirler. İslam alimleri de bu iki grubu farklı değerlendirmişlerdir.

Şimdi insan psikolojisini etkileyerek eşcinsel ilişkilere yönlendirebilecek ve sakınılması gereken durumları inceleyelim.

Evlenmek için gerekli imkanları olmayan kişiler evliliği erteleyebilirler. Evlenmek sonuçta farz değildir. Ancak evlilik için her türlü imkanı olduğu halde evlenmeyen ve bekar hayatına devam eden kişiler için zina ve eşcinsel ilişkilere meyletmek kaçınılmaz olabilir. Çünkü cinsellik insanın doğasında olan bir şeydir ve bunu uzun süre baskılamak zordur. Uzun süre baskı altında tutulsa bile ileride daha büyük patlamalara yani sorunlara sebep olma ihtimali giderek artmış olur. Bu yüzden uzun süre bekar kalmak zina ve eşcinsel / gay ilişkilere meyletmenin başlıca sebeplerinden bir tanesidir.

Özellikle de yurt, kışla, yatılı okul vb. yerlerde uzun süre kalınır ve bekarlığa devam edilirse eşcinselliğe meyletme ihtimali artar.

2.  Erkeklerin Kadınlara Benzemesi

Bazı erkekler kadınlara benzemeye özenmektedir. Bu tip insanlar eşcinselliğin yaygınlaşmasının başlıca faktörleridir. Burada yukarıda da belirttiğimiz hormonal bozukluklar sebebiyle tıbbi bir rahatsızlık dolayısı ile kadınlara benzemeye çalışanlar ile iradi olarak benzemeye çalışanları ayırmak gerekmektedir. Peygamber Efendimiz bu şekilde kadınlara benzemeye çalışan erkeklere lanet okumuştur.

Erkeklerin kadınlara benzeme şekilleri şunlar olabilir.

  1.  Allah’ın yaratılıştan vermiş olduğu vücutta bazı değişiklikler yapılarak erkekler kadınlara benzeyebilirler. Bu durumda direk cinsellik ve cinsiyetle ilgili yada cinslere has özelliklerde değişim yaparak olabilir. Bunlara da ayrı ayrı bir bakalım.
    1. Bir erkeğin kendisinin hadım olması yada başkaları tarafından hadım edilmesi doğrudan cinsellik ile ilgili bir değişimdir. Hadımlaşma ve hadımlaştırma ile ilgili ayrıntılı bilgi için Hadımın Tarihi ve Modern Kimyasal Hadım başlıklı yazımızı okuyunuz. 
    2. Sakal bıyık gibi erkeklere özgü özellikler değişimler yapmak da eşcinselliğe meyilde etkili olan davranışlardır. Dinimize göre de sakal ve bıyığı aynı anda kesmek kadınlara benzemek olarak değerlendirilmiştir. 
  2.  Kadınlara özgü takı ve süs eşyalarını kullanmak da kadınlara benzemenin bir şeklidir. Özellikle de dinimize göre haram olan altın ve ipekten yapılmış takı ve kıyafetleri kullanmamak gerekmektedir. Peygamberimizin huzuruna elleri ve ayakları kınalı, hareketleri kadınsı olan birisi getirilir. Peygamberimiz de bu kişiyi Neki denilen bir bölgeye sürgüne göndermiştir. 
  3. Kadınlar gibi giyinmek de kadınlara benzemenin farklı bir şeklidir. Toplumdan topluma farklılık gösterse de erkekler ve kadınların kıyafetleri genel hatları ile birbirinden ayrılmaktadır. Peygamberimiz kadın elbisesi giyen erkeğe ve erkek elbisesi giyen kadına lanet etmiştir. Bu konuda anne babalar da çocuklarını giydirirken, onlara kıyafet alırken dikkatli olmalıdırlar. Farkında olmadan çocuklarının kişiliklerinin bozulmasına sebep olabilirler. 
  4. Davranışlarında kadınsı olmak ve kadınlar gibi konuşmaya çalışmak da eşcinselliğe meyletmenin bir göstergesidir. Burada yine iradeleri ile kadınlara benzemeye çalışanlar ile istek dışı bu şekilde konuşan ve hareket edenleri birbirinden ayırmak gerekmektedir. 

3. Erkeklerin kendi aralarında avret yerlerine bakmak da eşcinselliğe meylettirecek bir etkendir. Ayrıca erkeklerin göbek ve diz kapağı arasının açılması ve bakılması erkek kadın herkes için haramdır. Bir erkek başka bir erkeğin göbek ve diz kapağı arasına bakamaz. 

4. Kardeş de olsalar on yaşından sonra erkek çocukların aynı yatakta yatırılması da eşcinselliğe meylettiren sebeplerden bir tanesidir. Peygamberimiz bu konuda “Yedi yaşına geldiklerinde erkek çocukların ve kız çocukların, (hatta) erkek kardeşlerin ve kızkardeşlerin yataklarını ayırın.” buyurmuştur. Bu hadise göre yedi yaşından itibaren çocukları aynı yatakta yatırmamak gerekmektedir ancak 10 yaşından sonra kesinlikle yataklarını ayırmak gerekir. 

5. Yetişkin erkeklerin de aynı yatakta yatmaları özellikle de vücutlarının temas edecek şekilde yatmaları eşcinsel ilişkilere sebep olabilecek bir davranıştır. Yine bu konuda Peygamberimiz şunları söylemiştir: “Bir erkek diğer bir erkekle vücutları temas edecek şekilde bir yorgan altında yatamaz. Bir kadın da diğer bir kadınla tenleri temas edecek şekilde bir yorgan altında yatamaz.”

6. Eşler arasında yaşanacak anal ilişki de erkekleri eşcinsel ilişkilere yöneltebilir. Lut kavminin de eşcinsel ilişkilere kadınları ile yaşadıkları anal ilişki alışkanlığından sonra başladıkları rivayet edilmektedir. Bu yuzden dinimizce yasak olan anal ilişki uzak durmak gerekmektedir. Peygamberimiz anal ilişkiyi küçük lutilik olarak değerlendirmiştir. 

7. Vücutları kadın vücuduna benzeyen erkeklerle özellikle de henüz sakal ve bıyıkları olmayan ve güzel yüzlü erkeklerle beraber vakit geçirmek de eşcinselliğe meylettirici sebeplerdendir. 

8. Ecinselliği özendirici yayınların takip edilmesi zamanla kişinin gözünde eşcinselliği normalleştirebilir. Özellikle de sanatsal, ekonomi, yönetim gibi alanlarda başarılı olan eşcinsel kişilerin takip edilmesi, bu kişilere karşı hayranlık duyguları farkedilmeden eşcinselliğe karşı da bir ilgi duyma şekline dönüşebilir. 

Bu maddeler elbette tek başına eşcinsel kişiyi eşcinsel yapmaz. Ancak saymış olduğumuz durumları sürekli yaşayan yada birkaç tanesini farklı zamanlarda yaşayan insanlar zaman içerisinde eşcinselliğe merak salmaya başlayabilir. Bu etkenler devam ederse zaman içerisinde bu merak insanı yavaş yavaş kişisel bir değişime ve eşcinselliğin eşiğine getirebilir.

Konuyla ilgili topluluğa soru sormak için tıklayın.

İlahiyatçı/Yazar 2005 yılında İHL'den mezun oldu. 2007 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandı. 2011 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen oldu. İnsanın yaratılışı ve sorumlulukları, kulların vasıfları gibi konularda küçük konferanslar verdi. Din Kültürü branşında Üniversite sınavlarına hazırlık ve KPSS alan sınavı hazırlık kitapları hazırladı. Sorularınız için admin@bilginadamlar.com adresinden ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen buraya isminizi giriniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.