Bu yazıya kaç puan verirsiniz?

[ratings]

Nurettin Topçu, XX. yüzyılda milletimizin yetiştirdiği en önemli fikir, ruh ve gönül adamlarından biridir. Ülkemizde aksiyon felsefesinin öncülüğünü ve Hareket Okulu’nun kuruculuğunu yapmıştır. Çıkarmış olduğu Hareket Dergisinde, kitaplarında, değişik dergi ve gazetelerdeki yazılarında, bu felsefeden ve dini düşünceden hareketle geliştirmiş olduğu isyan ahlâkının savunuculuğunu yapmıştır. Düşünürümüze göre, isyan ahlâkı, Allah’ın insanda isyanı olup özgür düşünce ve aşka teslim oluştur. Topçu, bu ahlâk anlayışını geçmişten vermiş olduğu örneklerde olduğu gibi yaşamaya ve yaşatmaya çalışan, ancak liderliğe soyunup aktüel politikaya girmeyen idealist bir karakter, şahsiyet ve “hareket adamı”dır.

Nurettin topçu Türk düşünce tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. Özellikle yaşadığı dönem Avrupa ile kritik bağlarımızın oluşu ve tamda böyle bir dönemde Fransa’da eğitim alması onu daha da önemli yapmaktadır. O, Osmanlı ile modern Türkiye arasında bir geçiş döneminin ilim adamıdır. Aynı zamanda modern Türkiye’nin düşünce mimarlarından birisidir. Bazılarına göre bir düşünür ve ahlakçı1, bazılarına göre dindar bir sosyalist, bazılarına göre bir felsefeci…

Onu önemli kılan bir diğer unsur da yaşadığı dönemin adeta bir kara delik gibi içinde ne olduğu tam olarak bilinmeyen ancak herkesin bir fikre sahip olduğu bir dönem olmasıdır. Evet o dönemde yazıp çizen kim varsa tarihe katkı sağlaması açısından önemli olmalı. 

Hayatı

Aslen Erzuramlu olan Nurettin topçu 7 kasım 1909’da İstanbul’da doğmuştur. Asıl ismi Osman Nurettin’dir.2 Babası Topçuzade Ahmet Efendi’dir. Ahmet efendi Erzurumludur. Annesi Fatıma Hanım ise eğinlidir.3 Dedesi Osman Efendi, Rusların Erzurum’u işgal ettiği yıllarda topçuluk yaptığı için babası Topçuzade lakabı ile anılırdı.4

Baba dostu olan H. Avni Ulaş’ın kızı ile evlenmiştir. Aynı yıl haziran ayında sınıfı geçmeyi haketmediği halde bazı öğrencilerin sınıfı geçirmesi yönündeki baskılara aldırmayarak onları sınıfta bırakmıştır. Bu İzmir’e tayin edilmesine neden olmuştur.

İzmir’de 1939 yılında hareket dergisini çıkarmaya başlamıştır. Bu dergi hareket felsefesinin nurettin topçu tarafından adeta Türkiye sorunlarına kendi çözümlerimizi üretme girişimidir ve yeni bir ekolün kuruluşudur aynı zamanda.

Dergide yazdığı bir yazıdan dolayı Denizli’ye tayin edilir. Burada mahkemesi sürmekte olan Said-i Nursî ile tanışır.[5]

Bu yıllarda dönemin manevî büyüklerinden Abdülaziz Bekkine Efendi ile tanışarak ona intisab eder. Şeyhi sayesinde felsefî şüphelerinden kurtularak Celal Ökten’den İslamî bilimler ile ilgili dersler almıştır.  İmam hatip liselerinin kurulmasında celal bey ile çalışmıştır. Denizli lisesinden, önce Haydarpaşa sonra da vefa lisesine tayin edilmiştir. 1974 yılında öğretmenlik görevinden emekli olmuştur.

Emekli olduktan bir yıl sonra yakalanmış olduğu kanser hastalığı sonucu, arkasında birçok eser bırakarak, 10 Temmuz 1975’te vefat etti.2

Eğitim Hayatı

Parlak bir zekâya sahip olan Topçu, zamanının şartlarına göre iyi bir öğrenim hayatına sahiptir. Önce altı yaşında Bezmialem Valide Sultan Mektebi’nde Anaokulunu, sonra Büyük Reşid Paşa Numune Mektebi’nde ise İlkokulu okur. Kendisinin imla dersine giren hocası nafiz bey bu yıllarda ömrü boyunca sönmeyecek bir Akif sevgisini ona aşılamıştı.6

İlkokulu bitirdikten sonra Vefa İdadisi’ne yazılır ve burayı birincilikle bitirir. Onun felsefeye karşı merakı da ilk kez burada başlar. Topçu’nun bu yaşlarda felsefeye karşı meraklı olmasının nedeni onun erken olgunlaşan karakteridir. Onun böyle bir karakterde olması da ileride ahlâkçı eğilimini yavaş yavaş belirginleştirecektir.

Topçu, lise tahsilini ise İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamlar. Lise tahsilinden sonra 1928 yılında kendi imkânlarıyla girdiği yurt dışı sınavını kazanarak devlet bursuyla Fransa’ya gider. Fransa’daki eğitimine önce Bordeaux Lisesi’nde psikoloji okuyarak başlar. Burada ünlü Fransız filozofu Maurice Blondel ve Louis Massignen ile tanışır. Bordeaux Lisesi’ni tamamladıktan sonra Strasbourg Üniversitesi’ne geçer ve burada felsefe, ahlâk ve sanat tarihi okur ve çeşitli çalışmalar yapar.

Bu sırada sosyoloji derneğine üye olur ve derneğin yayınlarına çeşitli yazıları ile katılır. Strasbourg Üniversitesi’nde fakülteyi bitirdikten sonra Sorbonne’da akademi çalışmasına başlar. Burada da kısa sürede felsefe doktorasını vererek bu üniversitede doktorayı başarmış olan ilk Türk öğrencisi olur. Türkçemize isyan ahlakı olarak çevirilen doktora çalışmasının asıl ismi “Conformisme et Révolte” dir.

Çalışma Hayatı

Topçu Fransa’da altı yıl boyunca süren uzun ve yorucu eğitimini tamamladıktan sonra 1934 yılında Türkiye’ye geri döner. Geri dönüşünde önce Galatasaray Lisesi’nde sonra İzmir Atatürk Lisesi’nde felsefe öğretmeni olarak çalışır. Daha sonra Denizli Lisesi, Haydarpaşa Lisesi, Robert Koleji, Vefa Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi ve İmam-Hatip Okulu’nda değişik zamanlarda öğretmenlik yaptıktan sonra 1974 yılında emekli olur.

Bir süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde Hilmi Ziya Ülken Hoca’nın himayesinde eylemsiz doçent olarak bulunur. Ancak kendisine kadro verilmez.

Fikri faaliyetlerini Türk Kültür Ocağı, Türk Milliyetçiler Derneği, Milliyetçiler Derneği ve Anadolu Fikir Derneğinde sürdürür. 1939’da İzmir’de yayınına başlayıp İstanbul’da basılacak olan Hareket dergisi ile fiili olarak başlayacağı bir dünya görüşü mücadelesini vefatına kadar sürdürür.

Osmanlının son dönemlerinde ortaya çıkan akımlara kapılmayan topçu Anadoluculuk akımının öncülüğünü yapmıştır.

O Anadolu milliyetçiliğinden hareketle bir Anadolu sosyalizmini savunmuştur.

Hep  batıcılığa karşı bir tutum sergilemiştir. Batıcılığın karşısındadır, çünkü o dönemdeki batıcılık fikri sanayiden felsefeye kılık kıyafetten yemeklere kadar batıyı taklitten ileri gitmiyordu. Saf bir taklitten ibaretti. O ise batının ilim ve tekniğini almak gerektiğini savunurdu. Ona göre körü körüne taklit bir kültür emparyalizmine gönüllü bir şekilde teslim olmaktı.

O, bu durumun çözümlemesini kültür ve medeniyetin karıştırılmasından ibaret görmektedir. Her zaman teknik ilim ve tekniğin Avrupa’dan alınabileceğini söylemiş, ancak kültürümüzü değiştirecek şekilde olacak olan körü körüne bir bağlılığı asla kabul etmemiştir.

O bir felsefeci olarak medeniyet kavramı üzerinde de durmuştur. O dönem medeniyet kavramı üzerine çokça tartışılan bir dönemdir. Medeniyet denince bazıları Avrupayı anlıyor ve medenileşmeyi Avrupalılaşma olarak görüyordu. Birçok ilim adamı ise bu anlayışın karşısındaydı. Örneğin Akif’in İstiklal Marşı’nda söylediği şu sözler bu cümledendir:

Ulusun korkma nasıl böyle bir imanı boğar

medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar

Yine akif bir şiirinde bu körü körüne taklit manasına gelen medeniyyet hakkında eleştirel bir dille şöyle der:

Şu Avrupalılar ne kadar medeni

Ne haya var ne edep Çırılçıplak bedeni

Medeniyyet dediğin açmaksa bedeni

Hayvanlar Avrupalılardan daha medeni

Topçu ise medeniyyetin asıl manası üzerinde durarak medeniyiti şöyle tanımlar: “Medeniyet, insanlığın muayyen tarihi devirlerinde bir zümre cemiyetin benimsediği vasıtalarla çalışarak ortaya koyduğu ve yaşattığı teknik eserlerin ve yaşayış şekillerinin bütününe denir. Kültür ise, bir cemiyetin kendi tarihi içinde meydana getirdiği değer hükümlerinin bütünüdür.”7

Topçu döneminde yapılan bir çok tartışmalı mesele üzerine fikir beyan etmiş ve felsefeciliğinin hakkını vererek kavramları yerli yerinde kullanmış ve meselelere realist bir şekilde bakmıştır.

Ayrıca birçok konuda terkipleri kullanarak yeni kavramları Türkçemize kazandırmıştır.

Eserleri

Topçu’nun yazdığı eserler sadece felsefe üzerine değildir. Sosyoloji, psikoloji, mantık ve ahlak üzerine de ders kitapları yazmıştır. Bunun yanında eğitim, ekonomi, siyaset ve daha birçok konu da eser vermiştir.

Nurettin Topçu’nun yayınlanan eserleri şunlardır.

  1. Felsefe (Lise 3. sınıflar İçin hazırlanmıştır.)
  2. Mantık (Lise 2. sınıflar İçin hazırlanmıştır.)
  3. Psikoloji ((Lise 2. sınıflar İçin hazırlanmıştır.)
  4. Sosyoloji (Lise 3. sınıflar İçin hazırlanmıştır.)
  5. Conformisme et revolte, Paris’te 1934’de basılmış ve tıpkı basımı Kültür Bakanlığı tarafından 1990 yılında yayınlanmıştır. Bu çalışma Mustafa Kök ve Musa Doğan tarafından “İsyan Ahlakı” adıyla tercüme edilmiş ve Ocak 1995’te basılmıştır.
  6. Mehmet Akif
  7. Taşralı (hikayeler) Anadolu insanının hayatını trajik bir şekilde resmeden “taşralı” adlı eseri ölümünden yıllar sonra ancak 1999 da basılabilmiştir. Bir kısmı daha 17 yaşında iken ve henüz fransa’ya gitmemişken yazdığı bu roman onun daha küçük yaşlarda bile idealist bir genç olduğunu göstermektedir.
  8. Garbın İlim Zihniyeti ve Ahlak Görüşü
  9. Şehit
  10. Türkiye’nin Maarif Davası
  11. Kominizme Karşı Yeni Nizam
  12. Ahlak Nizamı
  13. Büyük Fetih
  14. Yarınki Türkiye
  15. Var Olmak
  16. Varoluş Felsefesi (P. Foulqui’den)
  17. İradenin Davası
  18. Bergson
  19. İslam ve İnsan
  20. Devlet ve Demokrasi
  21. Kültür ve Medeniyet
  22. Ahlak (Lise 1. sınıflar İçin hazırlanmıştır.)
  23. Mevlana ve Tasavvuf
  24. Milliyetçiliğimizin Esasları

Yaşadığı Dönem

Elbette bir insanı anlamak için onun ortaya koyduğu eserlere ve yaşadığı dönemin şartlarına bakmak gerekir. Nurettin topçunun yaşadığı dönem ise Osmanlı imparatorluğunun yıkılıp yerine yeni bir ülkenin inşa edildiği bir dönemdir. Fikri olarak ise batıcılık ile geleneksellik arasına sıkışmış bir milletin bağrında yetişmiştir. Din mı, akıl mı? Doğu mu, batı mı? Geleneksellik mi, modernizm mi? Tüm bu sorular dönemin fikri yapısını temsil eden düşüncelerdi. İnsanlar fikri bölünmelerin etkisi ile siyasi bölünmelere de gitmişti. Bu durumun ne denli büyük olduğunu Topçu’nun hareket dergisinde yazdığı ‘çalgıcılar’ isimli bir hikayeden dolayı sürgüne maruz kalması da anlatıyor aslında.

Ayrıca eğitim öğretim seviyesi düşük ve imkanların az olduğu bir dönemde iyi bir eğitim almıştı Nurettin Topçu. Böylece o zamanın Türkiye’sinde önemli bir yere sahip olmuş, birçok faydalı eser vermiştir. Ancak her zaman olduğu gibi iktidarın ilme olan baskısından olumsuz etkilenmiştir. Üniversite kadrosuna alınmayışı ve yazdığı bir hikayeden dolayı sürgün edilişi bunun ispatıdır.

Kaynaklar;

[1] Bayraktar, Levent,” Bir Düşünür ve Ahlakçı: Nurettin Topçu”, Türk Yurdu, S. 280, Aralık 2010, s.52-54

[2] Certel, Hüseyin, Nurettin Topcu’da Dini Yaşayışın Psikolojisi,2002 Isparta, sf. 2

[3] Certel, Hüseyin, a.g.e  sf. 2

[4] Kara, İsmail,  “Ahlak Davasına Adanmış Bir Ömür Nurettin Topcu”. İSTANBUL, 1997 İş Ahlakı Dergisi.

[5]Certel, Hüseyin, a.g.e  sf. 7

[6] Topçu, Milliyetçiliğimizin Esasları, İstanbul, Dergah Yayınları, 1978 s.2

[7] Nurettin Topçu, Milliyetçiliğimizin Esasları, Dergâh Yayınları, İstanbul, 1978, s.67

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen buraya isminizi giriniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.