Şehrin kaos ve gürültüsünden, trafik krizleri ve ufku bile kapatan beton yığınlarından, yani şehirlerden uzak, tabiat görebildiğimiz yada hayal edebildiğimiz renkleriyle kendi kendini yavaşça resmeder. Allah tarafından yapılan resimlerdir bunlar. Herhangi bir sanatçının, şairin yada edebiyatçının sanatının çok ötesindedir. Ve bize cevabını daha önceden bildiğimiz bir soru yöneltir. “Her şeyi gördük mü?” Henüz bir şey görmedik.
Yaratıcının yaratmış olduğu tabiat acayipliklerinden birisi de Dünyanın harikalarından birisi olarak kabul edilen Koyashskoye tuz gölü. Her yıl tedavi yada eğlence gibi farklı sebeplerden dolayı 10 binden fazla turist tarafından ziyaret ediliyor. Bu acayip göl Ukrayna’nın güneyinde Kherson bölgesinde yer almaktadır. Kırım’daki Kerç Yarımadası sahilindedir. Karadeniz’den yaklaşık 4 kilometrelik bir şerit ile ayrılır. Genişliği 2 kilometre civarındadır. Derinliği ise 1 metreyi geçmemektedir. Dünyamızdaki diğer su kütlelerinden garip ve sihirli gibi görünen nadir pembe rengiyle ayrılır.

Koyashskoye Gölünün Sırrı

Koyashskoye tuz gölünde yüzeyinde yansıyan ışığa göre bazen kırmızıya çalan pembe renk ortaya çıkar. Özellikle de yaz ve bahar aylarında. Bu göl keşfedildiğinden beri onlarca yıldır. güneş ışığı ve üzerinde yansıyan ışıklar sebebiyle parlak renkleri net bir şekilde görülmektedir. Garip pembe rengi, bilim adamları arkasındaki sebebi keşfedene kadar bilinmeyen bir gizem olarak kalmıştır. Bunun sebebi gölde bulunan yaz ve bahar aylarında gelişen eşsiz mikroskobik alg türleridir. Bu algler göle harika rengini vermektedir. Diğer taraftan gölde bolca bulunan karides tuzu olarak bilinen kabuklular da daha fazla renk vermektedir. Ayrıca suyun buharlaşması da tuzun kristalleşmesi ile birlikte gölün yüksek oranda tuzluluğuna sebep olmaktadır. Bu da kristalden kayalar oluşturmaktadır. Ayrıca her yere güzel menekşe kokusu yayılmaktadır.

Tek Ayırıcı Özelliği Rengi Değil

Gölün tek özelliği pembe renkte olması değildir. Koyashskoye Gölü yüksek oranda tuz içermektedir. Bir litre suyunda yaklaşık 350 gram tuz bulunmaktadır. Bu durum dünyanın her yerinden tedavi ve fizyoterapi için insanları çekmektedir. Ayrıca cilt problemleri, eklem ağrıları ve başka rahatsızlıkların tedavisinde oradan çıkarılan çamur ve tuz alüvyonunun yanında tuz kullanılmaktadır. Daha önce yayınlanmış olan bir çok rapor, Almanya ve Avusturyadaki bir çok sağlık ürününün denemelerinde bu gölden çıkarılan çamur ve tuzun kullanıldığına işaret etmektedir.

Dünyadaki Diğer Pembe Göller

Pembe göl sadece Ukrayna’da değil. Dünyanın diğer bölgelerinde özellikle de Avustralya kıtasının batısında, adanın kıyısında ve yoğun ormanlık alanların kenarında Gold Fields bölgesinde Koyashskoye gölüne büyük oranda benzeyen bir göl var. Bu göl Hillier Gölü’dür. Burası çarpıcı pembe rengiyle ön plana çıkan başka bir göldür. Yüksek tuzluluk oranı sebebiyle ortaya çıkan sayısız tıbbi tedavi özellikleri ile birlikte bu gölün uzunluğu yaklaşık 2 bin fittir ve genişliği de yaklaşın 820 fittir.

Hillier Gölü, ilk defa 1920 yılında Avustralya’da bir İngiliz misyonuna eşlik eden İngiliz harita uzmanı Matthew Flinders tarafından keşfedildi. Adadaki en yüksek alandan gördükten sonra İngiliz misyon dehşet içinde kalmıştır. Çünkü hayatlarında daha önce böyle bir şey görmemişlerdir.

İlahiyatçı/Yazar 2005 yılında İHL'den mezun oldu. 2007 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandı. 2011 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen oldu. İnsanın yaratılışı ve sorumlulukları, kulların vasıfları gibi konularda küçük konferanslar verdi. Din Kültürü branşında Üniversite sınavlarına hazırlık ve KPSS alan sınavı hazırlık kitapları hazırladı. Sorularınız için admin@bilginadamlar.com adresinden ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen buraya isminizi giriniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.