Tarıhimizde övgüyle bahsettiğimiz ve modern tıbbın kurucuları olarak kabul edilen bir çok hekimimiz var. Atalarımızdan çıkan Türk-İslam kültürü ile yoğrulmuş çok başarılı doktorlar çıkmıştır. Bu hekimler daha o dönemlerde günümüze ışık tutacak bir çok araştırma ve buluşlara imza atmışlar ve bizleri aydınlatmışlardır. 

Bu eski hekimler “Hastalık nedir?” diye sorulduğu zaman “Kişinin yediği yemeği eritmeden tekrar yemek yemesidir.” şeklinde cevap vermişlerdir. 

Gerçekten de hastalıkların temel sebeplerinden bir tanesi de hazmın tamamlanmasını beklemeden tekrar bir şeyler yemektir. Özellikle günümüzde çocukluktan itibaren sürekli bir şeyler yeme alışkanlığı oluşmaktadır. Öğrenciler ders çalışırken atıştırmalık bir şeyler yanında bulunduruyor, çalışanlar masalarında yemek bulunduruyor, sürekli çay-kahve gibi içecekler tüketiliyor. Hatta durum artık o kadar vahim bir duruma geldi ki şirketlerin uzun süren iş toplantıları dahi ortadan kaldırılmayan yemek masaları etrafında oluyor. Artık literatürde bunlara isim dahi verildi. Brunch gibi…

Ancak insanlar keyfi şekilde vücudunun ihtiyacı olmayan gıdaları sürekli olarak almalarının kendilerini nasıl hasta ettiğinin farkında değiller. Şimdi sürekli yemek yemenin yada sık sık yemek yemenin bizi nasıl zamanla hasta ettiğini anlamaya çalışalım. 

Sindirim sistemimiz belli kurallara göre çalışmaktadır. Bu kurallara göre 200-250 gram bir yemek, midede 3-4 saatte hazmedilir ki buna birinci hazım denir. Yediğimiz yemeğin cinsine, miktarına ve ağırlığına göre birinci hazmın süresi 6-10 saate kadar uzayabilmektedir. Hazım tamamlanmadan yenen ufacık bir lokma dahi, önce yenilen yemekle karıştırıldığında hazmolamayacağı için mayalanmaya yada çürümeye başlar. Bu durumda önceki yemeği de bozarak midede yanma, ekşime, gaz ve şişkinliğe sebep olur. 

Sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışması için birinci hazımdan sonra değil, üçüncü hazımdan sonra yani, besinler kandan hücrelere geçtikten sonra tekrar yemek yenebilir. Bu da günde iki defa yemeye tekabül eder. Bu durumda günde iki defa yemek insana yeter. Bundan fazlası ise hem israf hem de zararlıdır diyebiliriz. İçme konusunda da aynı kriterler geçerlidir. 

Büyüklerimiz “Mümin günde bir defa, insan iki defa, hayvan üç defa yer demişlerdir. Peygamberimiz (s.a.v.) de çoğu zaman aç ve susuz durmuştur. Hatta üç gece arka arkaya karnını doyurduğu olmamıştır. “Geceleyin yada gündüzün ikişer defa yemek yemek illettir” ve “Tokken yemek hem hastalık, hem de haramdır” buyurmuştur. O halde en önemli sağlık kuralı ve bütün hastalıklara deva olan yegane ilaç iyice acıkmadan yemektir. 

Tabiki hastalıkların tek sebebi sık sık yemek yemek değildir. Hasta olmamıza sebep olan daha bir çok sebep vardır. Bu sebepleri “Neden Hasta Oluyoruz?” başlıklı yazımızdan inceleyebilirsiniz. 

İlahiyatçı/Yazar 2005 yılında İHL'den mezun oldu. 2007 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandı. 2011 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen oldu. İnsanın yaratılışı ve sorumlulukları, kulların vasıfları gibi konularda küçük konferanslar verdi. Din Kültürü branşında Üniversite sınavlarına hazırlık ve KPSS alan sınavı hazırlık kitapları hazırladı. Sorularınız için [email protected] adresinden ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen buraya isminizi giriniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.