Zinanın, şirk ve adam öldürme gibi günahlardan sonra en büyük günah olduğunu “Zina Nedir? Hangi Fiiller Zina Olur? Zina Haram mıdır?” başlıklı yazımızda öğrenmiş olduk. Ancak insan bir anlık kendisine hakim olamamış ve yaptığı bu iğrençlikten pişmanlık duymuş olabilir. Zira adam öldüren birisi bile bu yaptığından pişman olabilir, hatta şirk en büyük günah iken Allah’a şirk koşan birisi de bu hatasından dönerek iyi bir mü’in olabilir. Bu büyük günahlarda bile tövbe kapısı açık iken zina da açık değil midir?

Evet bu büyük günahın da hangi türlüsü işlenmiş olursa olsun, azrail kişinin kapısını çalıncaya kadar tövbe kapısı her zaman açıktır. Bu sebeple zina yapan bir kişinin tövbesinin kabul olmayacağı ile ilgili kaynaklarda bir bilgi söz konusu değildir.

Kur’an’da bir çok ayette tövbelerin kabul edileceği ve günahların silineceği müjdelenmektedir. Mesela Şura Suresi’nin 25. ayetinde şöyle buyrulur. “O’dur ki kullarının tövbesini kabul eder, günahlarını affeder. Hem sizin bütün yaptıklarınızı da bilir.”

Furkan Suresi’nin 68. ayetinde Allah’a şirk koşmaktan, haksız yere cana kıymaktan ve zinadan bahsedilmekte ve büyük günahları işleyen kişilerin cezalarını çekeceğinden bahsedilmektedir.

وَالَّذِينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَ وَمَن يَفْعَلْ ذَلِكَ يَلْقَ أَثَامًا

69. ayette de bu azabın kat kat arttırılacağı anlatılmakta ve bu günahların Allah katında ne kadar büyük günahlar olduğuna değinilmiş olmaktadır. Ardından ise büyük bir müjde ile

إِلَّا مَن تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَأُوْلَئِكَ يُبَدِّلُ اللَّهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

ifadeleri ile tövbe eden kişilerin azaptan kurtulacağından bahsedilmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir durum vardır ki; o da tövbe dediğimiz günahtan geri dönme sözünün kuru kuruya olmayacağıdır. Çünkü ayette tövbe eden, iman eden ve amel-i salih işleyenler ifadeleri beraber kullanılmaktadır. Yani sadece “tövbe ettim, Allah’ım affet” demekle bu işin olmayacağı da anlaşılmaktadır. Burada tövbenin kabul olması için olması gereken şartlara girerek konuyu uzatmak istemiyorum ama başka bir yazımızın konusu olarak bunu anlatabilir.

Bu ayetin devamı çok daha büyük müjdeler de vermektedir. Çünkü Allah kötülükleri iyiliklere çevirir ifadesi ile bu günahların affedilmesinin yanında kişinin pişmanlık duygusu ve tövbesi ile birlikte büyük bir sevabı da elde etmiş olabileceğine işaret edilmektedir. Ancak asla böyle bir sevaba girme fırsatı var diye günah olan bir fiil işlenmemelidir. Bu durumda tövbe kabul edilmeyeceği gibi böyle bir sevap da elde edilemez.

En iyisi günahlardan mümkün olduğunca uzak durmaktır. Özellikle de zina gibi nefsin hoşuna giden ve şeytanın her an insanı kandırabileceği günahlardan. Hem günahlardan uzak durmak da ayrıca bir sevap vesilesidir. Farz bir ibadeti yerine getirince kişi nasıl sevap kazanıyorsa, aynı şekilde bir günahtan uzak durarak da aynı sevabı kazanır. Çünkü haram olan bir fiillden uzak durmak da farzdır.

İlahiyatçı/Yazar 2005 yılında İHL'den mezun oldu. 2007 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandı. 2011 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen oldu. İnsanın yaratılışı ve sorumlulukları, kulların vasıfları gibi konularda küçük konferanslar verdi. Din Kültürü branşında Üniversite sınavlarına hazırlık ve KPSS alan sınavı hazırlık kitapları hazırladı. Sorularınız için admin@bilginadamlar.com adresinden ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen buraya isminizi giriniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.